CES’in yazmadığımız yüzü

CES’in yazmadığımız yüzü

Her yıl düzenlenen ve ortalama 250 bin kişinin katıldığı CES, tüketici elektroniğinin nabzını tutan dünyadaki en önemli elektronik fuarı. Ben de bu yılki CES ile ilgili detaylı izlenimlerimi bir sonraki e.yaşam özel sayısına bırakarak, şimdiye kadar her yıl CES fuarında yaşayıp da yazamadıklarımdan bir derleme yapayım istedim.

- CES’te günde ortalama 10 kilometre yürünür. Her sene ’bu sene en rahat ayakkabıyı götüreceğim’ denilse de yine kösele ayakkabılarla gidilir, ayak ağrısı bir numaralı dert olur.

- CES çok büyük ve birkaç binaya dağıldığı için, gezen kişi aradığı her şeyi görmek istiyorsa çok dikkatli plan yapması gerekir. Lakin bu plan hiç bir zaman yapılmaz ve aradığınızı bulmak genelde tesadüflere kalır.


- CES’e geldiğinizde, normalde kalmayacağınız gecesi 500 Dolarlık otellerde kalırsınız. İş temposu yoğun olsa da kumarhane, otel derken içten içe bir tatil havasına girersiniz.

- CES süresince ortalama taksi bekleme süresi 45 dakikadır. 400-500 kişilik sıralarda beklemek zorunda kalabilirsiniz.

- Fuarda insanlar işlerine yaramayacak eşantiyon eşyalar için şirketlerin çoğu anlamsız gösterilerini uzun zaman seyrederler. Eşantiyonlar içinde en iyisi şirketlerin dağıttığı tişörtlerdir. Sabırlı biriyseniz, CES süresince kendinize birkaç yıl yetebilecek sayıda tişört toplayabilirsiniz.

- Fuar süresince Vegas’ta bulunan gurme restoranların kapısını aşındırmak adettendir. Adam başı 150 Dolar hesap ödemek normal karşılanır. Zıtlık bu ki, öğlen yemekleri daima kabus gibi olur. Alternatifleriniz soğuk pizza, kötü bir sandviç ya da hamburgerden ibarettir. Öğlen yemeği yediğiniz restoranda masanızı muhakkak paylaşmanız gerekir, sürekli CES’in çok kalabalık olduğundan ve artık gelmemek gerektiğinden konuşulur.

- Dünyanın her yerinde ofisi olan büyük ölçekli elektronik firmaları için CES bir toplanma alanı olur. Şirketlerin hem bütün müşterileri, hem de bütün satış pazarlamacıları CES’e akın ederler. Bazen üç ayda bitmeyecek iş fuardaki üç günde biter.

- Vegas’ta 24 saat kumar oynanır, kumarhaneler değişik taktiklerle sizi kumar oynamaya teşvik ederler. Mesela etrafınızda duvar saati göremezsiniz, içerideki ışık seviyesi de hiç değişmez. Dolayısıyla kumarhanedeyken gece gündüz ayrımı yapamazsınız. Üstüne üslük kumarhaneler müşterilerini dinç tutmak için sürekli saf oksijen basarlar.

- Vegas bir çöl şehri olduğundan, hele de benim gibi nem oranı yüksek bir ülkeye alışıksanız, geldiğinizin ertesi günü dudaklarınız çatlar. İki gün sonra da soluk alıp verirken acı çekersiniz. Dudak kremi ve burun spreyi olmadan gezmek tehlikeli olabilir.

- Gece yüksekçe bir yerden ya da uçaktan Vegas’a bakarsanız büyülenirsiniz, tam bir ışık cümbüşüdür.



Eklenme tarihi: 15.01.2007
Kaynak: Hürriyet - Batuhan Okur

Haberler sayfasına dönmek için tıklayınız

Yorum Yap

Yorum Yap
* Ad - Soyad: E-Posta:
* Mesajınız: