Turkcell kalesini, yabancılara kaptırmamak için savaşıyorum - 1

Turkcell kalesini, yabancılara kaptırmamak için savaşıyorum - 1

Zaman gazetesinin Turkcell’in yöneticisi Süreyya Ciliv ile gerçekleştirdiği röportajın birinci bölümü. Dört bölümden oluşan bu röportajı her gün Mobiletişim’den takip edebilirsiniz.

Cep telefonu operatörleri (GSM) arasındaki rekabeti Turkcell'in başına geçerek tetikleyen, iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim Süreyya Ciliv. Muzaffer Akpınar'dan boşalan genel müdürlük koltuğuna 9 Ocak'ta oturdu. Microsoft'un patronu Bill Gates'in A takımı içinde yer alırken Türkiye'ye dönmesi 'sürpriz' olarak yorumlanmıştı. Bunun bir sonucu olsa gerek Ciliv hâlâ 'Niye geldin, alışabildin mi?' sorularına muhatap oluyor. Amerika'da üniversite eğitimi gördüğü yıllarda çok sıkıntı çektiğini belirten Ciliv, kariyerinin zirvesindeyken niçin ülkesine döndüğünü şu sözlerle özetliyor: "Ben çok ezildim. Anadolu'daki gençlerin ezikliğini görünce içim burkuluyor. Ülkemin gençlerinin ezik yetişmemesi için birikimleri onlarla paylaşmaya geldim." Bir diğer gerekçesi de önemli. "Burada birçok çamurlu, yamuk giden işler var. Herkes farkında; ama müdahale etmiyor. Doğru işi yapan şirketleri desteklemek istiyorum." diyen Ciliv, sohbet sırasında güncel konuların yanı sıra bazı özel bilgileri de Zaman Gazetesi’ne açıkladı.

Süreyya Ciliv Turkcell MobiletişimTürkiye döndükten sonraki süreyi gözden geçirdiğinizde tablo nasıl?
Ben hiçbir zaman Türkiye'den kopmadım. 1997-2000 yılları arasında da buradaydım. Ailemle sürekli irtibatım vardı. Gelişmeleri çok yakından takip ediyordum. Turkcell'deki çalışma sistemi ile Microsoft arasında bir fark yok. Süper insanlar var. İnşallah daha da iyi olacak. O yüzden alışmakta zorlanmadım. Bir gün bile pişmanlık çekmedim. Gerçekten mutluyum ve rahatım. Kendime, ekibime, şirketime güvenim tam.

Bu arada Türkiye'de ilginç gelişmeler oldu. Gece yarısı bildirileri gibi… Siz nasıl karşıladınız? Tüm bu olanlardan sonra yabancı ortaklarınızdan, yurtdışındaki arkadaşlarınızdan 'Neler oluyor?' diye soranlar oldu mu?
Amerika'da dünyanın dört bir yanından kişiler gelip çalışıyor. Bizim Türkiye'de çok fazla birleştirici olmamız lazım. Şu veya bu sebeple birilerini farklı görmememiz lazım. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Ana amacımız çocuklarımıza nasıl daha iyi Türkiye bırakabiliriz olmalı. Türkiye beş yılda muazzam gelişme kaydetti. Bu ivmeyi kaybetmemeliyiz. Ümidim, seçim döneminden sonra da insanlarına standartlarını yükselten bir ortam oluşturulması. Askerimizin, devletimizin, partilerin daha fazla birleştirici olması lazım. Senin rengin bu, sen şuradansın, buradansın değil, herkes insan. Hangi yöreden veya dinden olduğu herkesin kendi özel konuları. Serbestlik olmalı. Önemli olan kardeşçe güzel iş yapmak. Dinimiz de bunu söylüyor zaten. Geriye değil, ileriye bakmalıyız. Bir yerde ortaya ekonomik güç çıkınca bütün taşlar yerine oturuyor. İrlanda'yı örnek vermek istiyorum. 25 sene önce ABD'de sokaklarda, okullarda şöyle yazılar çıkardı: 'İrlanda'daki kardeşlerimiz aç. Onlara yardım edin.' Oralarda bombalar patlıyordu, terör saldırıları vardı. Aynı ülke ekonomiye odaklandı, yabancı sermayenin önünü açtı ve bugün Avrupa'da kişi başına geliri en yüksek ülkelerden biri konumuna geldi.

Yazının 2. bölümününe ulaşmak için tıklayınız...



Eklenme tarihi: 20.06.2007
Kaynak: Zaman

Haberler sayfasına dönmek için tıklayınız

Yorum Yap

Yorum Yap
* Ad - Soyad: E-Posta:
* Mesajınız: